Sinemacılık

Lise yıllarımda sayısal bölümde öğrenim görürken ileride ne meslek yapmak istediğimi kendime sordum. Bu sorunun cevabını o güne kadar net olarak hiç düşünmemiştim veya net olarak bir şeye ilgi duymuyordum. Bir gün bir ödev projesi için kısa film çekmemiz gerekiyordu ve bu ödevin neredeyse bütün sorumluluğunu ben almıştım. Süreç beni çok tatmin etmiş ve aldığım geri dönüşler bana gelecek hakkında ipuçları vermişti. O gün sınıfta en arka sırada oturarak insanların benim çekmiş olduğum filmi izleyip ona tepki vermesi, benim ileride olmak istediğim kişiyi ortaya çıkarmıştı. Üretmek ve insanlara bir şeyler sunmak; yapmak istediğim buydu. Sonrasında okuduğum alanı değiştirerek sınava sözelden hazırlandım ve bir sonraki yıl “Film Tasarım Bölümü”ne başladım. Sosyal medya ve tiyatro ile ilgilenmemde ki en önemli sebeplerden biri de bu üretim arzusu.

Bölümdeki arkadaşlarımın kısa filmlerinde gerek kamera arkası gerek kamera önünde birçok kez bulundum. Kendi kısa metraj senaryolarımı yazıp, kendi kısa filmlerimi çektim. Filmim için oyuncu bulamadığım zaman kendi filmimde dahi oynadım. Arkadaşlarıma verdiğim kısa metraj senaryolar kısa filmlere dönüştü. Kısa film çekim süreçlerinde birçok zorlukla karşılaşmamıza rağmen bu sorunlar bile bana oldukça keyifli geldi. O gün o lise sıralarında bu alanda ilerlemeye karar verdiğim için çok mutluyum. O zamanlarda bunun kararını vermek bana çok zor gelmişti ama şu an kıymetini çok iyi anlıyorum bu kararın.


Klipler


Kısa Filmler

Ali Harikalar Dıyarı'nda

Ali lise öğrencisi 17 yaşında bir gençtir. Anne ve babası ile yaşayan Ali ülkede yaşanan ekonomik krizin etkilerini hissetmeye başlar. Okul tarafından alınması istenen kitabın parasını babasından istese de babası bunu işsiz olduğu için karşılayamaz. Ali’nin annesi ise Ali ve Ali’nin babası arasında kalır. Ali babasına kusamadığı kinini annesinden çıkarır. Bir gün okula giderken yolda durup düşünür ve okula gitmekten vazgeçer. Okula gitmeyen Ali sokaklarda dolaşarak iş ilanlarına bakar. Bir kafeye giderek iş başvurusu yapar. Patronla konuşur fakat yaşı tutmadığı için işe alınmaz. Eve döner ve babası ile aralarındaki gerginlik bir anda alevlenir. Babası Ali’nin üstüne gider fakat annesi araya girer. Ali sabah uyandığında babasının kendisine para bıraktığını görür. Tekrardan evden çıkar fakat yine okula gitmez ve kendine iş arar. Bir sahafa giderek orada şansını deneyen Ali, sahafla biraz muhabbet ettikten sonra işe alınır. Akşam iş çıkışında Sahaf Turgut dükkanın önünde sigara içerken Ali’nin babası Murat gelir ve sohbete başlarlar. O anda Ali de dükkandan çıkar ve babası ile karşılaşır. Hem babası hem Ali şaşkınlığa uğrar. Sonrasında beraber eve dönerken yolda konuşan ikili aralarındaki sorunları çözer ve Murat elini Ali’nin omzuna atar.


Muharrem Bey İçin Güzel Bir Gün

Muharrem eşinin yıllar önce kaybetmiş, tek başına yaşayan bir adamdır. Morg görevlisidir. Toplum tarafından kabul görmeyen, yalnız bir adamdır. İnsanlarla gerekli olmadan iletişime geçmez. İmam bir arkadaşı dışında hiçbir arkadaşı yoktur. Kadınlardan çekinir. Toplumdan yabancılaşan Muharrem, cesetlerle bağ kurar. Bütün hayatını, dertlerini, söylemek istediklerini onlara anlatır. Muharrem bir gün, morga getirilen bir kadın cesedine aşık olur. Bu aşk, rüyasında ölen eşini görmesine sebep olur. Muharrem morgda cesetle sohbet eder, ona şiir okur ve onunla evlenmek, imam nikahı kıydırmak ister. İmam arkadaşının yanına gider fakat onu camide bir çocukla uygun olmayan bir durumda görünce, durumu anlayıp uzaklaşır. İş yerinde bir sohbet esnasında iş arkadaşları tarafından gururu incitilen Muharrem, erkeklik duygusunu bir hayat kadınına giderek tatmin etmeye çalışır. Bir gün aşık olduğu ceset morgdan götürülür. Muharrem her şeyi göze alarak tekrardan İmam arkadaşına gider ve konuyu açar. Muharrem ve arkadaşı kadının olduğu mezarlığa gider. İmam, imam nikahını kıyar ve gider, Muharrem mezarın başında kalır.


SALGIN

Dünya çapında yaşanan büyük bir salgın Muhammed’in ailesine de bulaşır. Bu salgında anne ve babasını kaybeden Muhammed onların cenazesine katılmak ister. Salgının bulaşıcılığı ve öldürücülüğü yüzünden Muhammed’in cenazeye katılmasına izin verilmez. Muhammed yine de Hüseyin Hoca’ya durumu anlatarak yetkilileri ikna etmesini söyler. Hüseyin hoca bir gece Muhammed’i arayarak durumu anlatır ve cenazeye katılmasının mümkün olmadığını söyler. Bunun üzerine Muhammed balkona çıkar derin nefes alır. Maske ve eldiven takarak dışarıya çıkmak ister fakat cesaret edemez. Odasının içerisinde sanrılar görerek kafasına vurur. Mutfakta kendine yemek hazırlarken buzdolabının sesine odaklanır ve cenin pozisyonuna geçerek dolabın yanına yatar. Sabah karşı yatağında yatan Muhammed yattığı yerden pencereye bakar. Pencere açılır aşağı atlama sesi gelir. Daha sonrasında sifon sesi gelir ve Muhammed odaya gelir. Dışarıdan bebek sesi duyulur. Muhammed camı kapatır yatağına geri yatar.


Medcezir

Hakan yalnız başına yaşayan ve edebiyatla ilgilenen bir gençtir. Bir gün Nazlı ile birlikte olurlar. Bu yaşanan birliktelikten sonra Hakan Nazlı’dan uzak durmaya başlar, Nazlı’nın aramalarına cevap vermez. Aynı zamanda Hakan üzerinde çalıştığı romanını bir yayınevine yollar. Hakan rutin bir şekilde hayatına devam ederken Nazlı’ya mesaj atmak ister fakat sonrasında vazgeçer. Hakan yakın arkadaşı Oğuz ile film izlerken ondan yardım ister. Nazlı ile ne yapacağını sorar. Fakat arkadaşı da ona yol gösteremez. Bir gün kafede gördüğü bir kızla kesişen Hakan ona bir şiir yazar ve telefon numarasını da ekledikten sonra şiiri kızın masasına bırakıp kafeden çıkar. Gece telefonuna mesaj gelen Hakan mesaj atanın o kız olduğunu düşünür fakat mesajı atan Nazlı’dır. Hakan cevap vermez. Hakan’ın yollamış olduğu roman onay alır ve görüşme için İstanbul’a çağırılır. Bir sabah mutfakta kahvaltı ederken kapı çalar. Kapıyı açmaya giden Hakan karşısında Nazlı’yı görür. Mutfağa geçerler. Nazlı neden telefonlarına cevap vermediğini sorar. Hakan ayrılmak istediğini ve işleri yüzünden şehirden ayrılacağını söyler. Nazlı ağlar. Çantasından hamilelik testi pozitif çıkan testi çıkarıp masaya koyar.



Instagram'da En Son

@ozkansagin